Rus savaş uçakları İdlib’i vurdu!

tarafından
149
Rus savaş uçakları İdlib’i vurdu!

Reuters haber ajansı, Rusya’ya ait savaş uçaklarının İdlib’e hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. Esed güçlerinin de destek verdiği saldırıda, İdlib’in batısındaki Cisr eş Şuğur bölgesinde yer alan terör örgütü Heyet Tahrir Şam’ın hedef alındığı belirtildi.

İngiliz haber ajansı Reuters’ın, Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne dayandırdığı haberine göre, Rus savaş uçakları Suriye’de muhaliflerin kontrol ettiği son kent olan İdlib’e hava saldırı düzenledi. Haberde ayrıca, Rusya’ya ait savaş uçaklarının, 22 gün aradan sonra İdlib’i vurduğu belirtildi.

ŞU ANA KADAR 20 SALDIRI DÜZENLENDİ

Rusya’nın hava saldırısında, İdlib’in batısındaki Cisr Eş-Şuğur Bisenkul, Gani, İnneb, Sırmaniyye ve Hama’nın kuzeyindeki Zeyzun bölgelerinin vurulduğu aktarılırken, Hımeymim askeri üssünden kalkan 3 Rus savaş uçağının şu ana kadar 20 saldırı düzenlediği bildirildi.

İDLİB’İN BATISI VURULDU, ESED GÜÇLERİ DESTEK VERDİ

Esed bağlı güçlerle eş zamanlı düzenlenen saldırıya, rejim ordusunun 4’üncü Zırhlı Tümeni top atışlarıyla destek verdi. Hama’nın Jurin ilçesine konuşlanmış 4’üncü Zırhlı Tümen ayrıca gerilimi azaltma bölgesinin sınırındaki, El Ghab Vadisindeki Karkur ve Kastun tepelerini bombaladı.

4 MİLYONA YAKIN SURİYELİ SINIRDA

İdlib konusunun, 7 Eylül’de Tahran’da gerçekleştirilecek üçlü zirvede (Türkiye-Rusya-İran) masaya yatırılması bekleniyor. Bölgede silahlı muhaliflerin yanı sıra, 4 milyona yakın sivil bulunuyor. Birleşmiş Milletler (BM) İdlib’e olası bir harekatın 250 bin ile 700 bin kişiyi yerinden edebileceği uyarısında bulunmuştu. Rus savaş uçakları tarafından başlatılan ve Esed’in karadan topçu atışları ile desteklediği saldırı ile bölgede katliam yapılmasından endişe ediliyor.

Rusya İdlib’e neden saldırdı? İşte gerçek

Rus uçakları İdlib’i bombaladı. Peki bu saldırı beklenen geniş kapsamlı saldırının habercisi mi? Haber7 yazarı Taha Dağlı, Rusya’nın gerçekleştirdiği hava saldırısını değerlendirdi.

İdlib’te ciddi bir kriz yaşanabilir. Çünkü en az 3 milyon sivil var. İdlib geniş bir bölge. Suriyeli muhaliflerin son kalesi konumunda. Muhaliflerin kontrolündeki bu bölgelerde yaklaşık 10 bin civarında El Kaide uzantılı terör unsurları da sızmış durumda.

Rusya’nın bu sabahki İdlib saldırısına gerekçesi El Kaide uzantılı teröristlerin varlığı. Ruslar bu operasyonu gerçekleştirmeden bir süre önce Lazkiye’deki bir Rus birliğinin saldırıya uğradığı iddia edilmişti. Söz konusu saldırı silahlı 5 drone ile gerçekleştirilmiş. Ve bu saldırıda 3 Rus askerinin öldüğü 9 askerin ise yaralandığı öne sürüldü. Ruslar o olayın sabahında İdlib’te Cisreşşuhur başta olmak üzere bir çok noktayı bombaladı. Bu bombalama Lazkiye’deki drone saldırısına bir reaksiyon olabilir.

Bunun dışında ABD Başkanı Donald Trump’ın dün geceki sosyal medya paylaşımı da dikkat çekiciydi. Trump daha önce hakaret ettiği Beşar Esed’den “Suriye Devlet Başkanı” diye bahsetti. Rusya ve İran’ı uyardı, “İdlib’te saldırılara müsaade etmeyin” dedi. Rus bombardımanının Trump’ın bu ikazından saatler sonra gelmesi de ilginç. İdlib’e yönelik geniş çaplı saldırıyı konuşurken böyle bir operasyon sadece Ruslarla sınırlı değil. Ruslarla birlikte İran da cephede. İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif dün Şam’daydı. Cuma günü ise Tahran’da İdlib zirvesi var. Başkan Erdoğan’ın da katılacağı o zirvede İdlib için çözüm önerileri masaya yatıralacak.

Çözüm aslında belli. İdlib’te herkesin ortak gerekçesi El Kaide uzantılı teröristler.

İdlib karmaşık silahlı yapıları bünyesinde bulunduruyor olmasından dolayı kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir yer gibi görünüyor. Ama ortada bir de istihbarat denen bir şey var. İstihbarat paylaşımlarıyla İdlib’teki teröristlerin ayıklanmasının önü açılabilir. Bu da sınırlı bir operasyonla İdlib’in terörden temizlenmesini beraberinde getirebilir.

Bu zor bir süreç. Ancak Türkiye’nin de önemli bir güç olduğu gerçek. Türkiye’nin İdlib’te askeri var. Masada da ciddi bir diplomasi tecrübesine sahip. Krizin çözümü için Rusları da İranlıları da olası katliamlara yol açacak şekilde saldırgan olmaktan caydırabilecek argümanlar Türkiye’nin elinde var.

Dışardan kışkırtıcı bir müdahale ya da provokasyonlar da gelebilir. Bu tür eylemlere karşı da dikkatli ve sağ duyulu olmak gerek.

Sonuçta kıra döke de olsa İdlib’teki 3 milyon sivilin hayatını tehlikeye atacak cinsten bir katliam operasyonu son tahlilde kimsenin işine yaramayacaktır.

Üstelik aşırı bir göç akını Batı için de riskli bulunuyor ve böyle bir olasılık bir çok dengeyi bozabilir. Bu durumda Rusya da İran da sürecin sonunda zarar görebilir.