Dünya bu anı unutmayacak! Erdoğan’dan canlı yayında baskı

tarafından
650
Dünya bu anı unutmayacak! Erdoğan’dan canlı yayında baskı

İran’da düzenlenen tarihi Suriye zirvesine Başkan Erdoğan’ın ateşkes bakısı damga vurdu. İran’da düzenlenen 3’lü zirve sona erdi. Başkan Erdoğan’ın ısrarla sonuç bildirisindeki 3. maddeye idlib’te ateşkes ilan edilmesini istemesi zirveye adeta damga vurdu.

SİVİLLER İÇİN ISRARLI MÜCADELE

3 milyondan fazla sivilin tehlike altında olduğu bölgede olası bir operasyonun tehlikelerine değinen Erdoğan, canlı yayında Putin ve Ruhani’ye ateşkes için tüm dünyanın gözleri önünde baskı yaptı. Başkan Erdoğan, İranlı Şair Sadi Şirazi’nin sözleriyle dünya’ya seslendi ve “Eğer sen başka insanların emniyetinden ızdırabından gamlanıp kederlenmiyorsan sana adem oğlu demek yakışmaz” dedi.

Erdoğan’ın ateşkes ve siviller için yaptığı bu ısrarlı tutum büyük takdir topladı.

Putin ateşkes çağırısına “Konuyla ilgili 3. maddede biz İdlib bölgesini ele aldık. Orada çözüm yolu arayışına mevcut ilkeleri esas alarak hareket ediyoruz. Burada silahlı muhalifler yok. Bu iyi olurdu, fakat biz onların yerine konuşamıyoruz. DEAŞ’ın teröristlerine saldırıları keseceklerine, silahları bırakacaklarına da onlar adına konuşamayız. Elbette haklısınız, bazı formüller muğlak. Üçümüz bunları yapmalıyız.” şeklinde yanıt verdi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise ateşkes tartışmasına ilişkin, “Bütün teröristler silahları bıraksınlar” ifadelerini kullandı.

PEKİ BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Tahran zirvesine Başkan Erdoğan’ın ateşkes çağrısı damga vurdu. Türkiye bir kez daha elini taşın altına koydu ve Suriye’de büyük bir insanlık krizinin önüne geçilmesi için büyük bir adım attı.

İDLİB’TE KORKULAN OLACAK MI?

İdlib’e yönelik büyük bir katliam saldırısı hazırlığı vardı. Tahran zirvesi İdlib krizinin çözümü için yapıldı. Liderlerin açıklamaları ve ortak bildiri gösteriyor ki, İdlib’e yönelik kanlı ve geniş çaplı bir saldırı şu an için rafa kaldırıldı. Zirvede çıkan sonuç en azından İdlib’teki mazlumların bir süreliğine de olsa rahat bir nefes almasını sağlayacaktır.

REJİM YİNE DE İDLİB’E SALDIRIR MI?

Endişe duyulan konu 3 milyon sivilin zarar göreceği büyük bir kıyıma yol açacak şekilde planlanan kanlı operasyondu. Tahran zirvesinden anladığımız kadarıyla böyle bir durum şu an için yaşanmayacak. Ancak rejim güçleri buna karşın yer yer İdlib’e yönelik saldırılarını sürdüreceklerdir.

BAŞKAN ERDOĞAN’IN ATEŞKES ÇAĞRISI

Başkan Erdoğan zirvede çok önemli bir çıkış yaptı, ateşkes çağrısında bulundu. Ateşkes teklifine Rusya, silah bırakma çağrısıyla karşılık verdi. İdlib’te tüm tarafların silah bırakmaları konusunda bir uzlaşı çıktı. Tüm taraflardan kasıt ise muhalifler ve rejim güçleri.

İDLİB’TE PROVOKASYON OLUR MU?

Tahran zirvesini bütün dünya takip etti. Konuşulan her cümle canlı yayınlandı. Bütün dünyaya açık ve şeffaf bir toplantı yapıldı. Buna karşı provokasyon olma ihtimali var. Daha önce 2016 Aralık’ta Halep krizi Türkiye’nin benzer girişimleriyle aşıldığında da bizzat İran kaynaklı provokasyonlar yapılmıştı. Bugün provokasyon olma ihtimali yine var, olursa bunu İranlılar da yapabilir, Amerikalılar da. Putin “provokasyon hazırlığı var” diyor, bu doğru olabilir, Rusya bu tür durumlarda çok sert karşılık veriyor ve süreçlerin sarsılması gündeme gelebiliyor. O yüzden herkes provokasyona açık olmalı mümkünse engellemeli yani provokasyonu bahane etmeden temkinli hareket etmeli. Neticede söz kounusu olan yer Suriye, ABD dahil bütün güçlerin ajanları sahada ve bunlarla birlikte bir çok terör örgütü var. Yani provokasyon için her türlü alt yapının hazır olduğu bir yerden bahsediyoruz. O nedenle başta Rusya olmak üzere İran da “ne de olsa provokasyon yapılacak” bakışıyla değil “provokasyon olsa da provoke olmama” güdüsüyle hareket etmeli ki süreçler bozulmasın.

TAHRAN ZİRVESİNE GÖRE İDLİB’İN DURUMU NE OLACAK?

İdlib gerginliği azaltma bölgelerinden biriydi. Ve hatta sonuncusuydu. Tahran zirvesinden çıkan sonuca göre İdlib gerginliği azaltma bölgesi statüsünde kalmaya devam edecek. Bu da geniş çaplı operasyonların olmayacağı anlamını taşıyor. Ama tabi burada önemli olan garantörlerin üzerlerine düşeni yapması.

GARANTÖRLER ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPAR MI?

Daha önce Guta ve Hama da gerginliği azaltma bölgelerindendi. Ama Rusya ve İran burada rejim üzerinde baskı yapmadı ve neticede iki yerde de insani kriz ve katliamlar yaşandı. Şimdi son gerginliği azaltma bölgesi olarak karşımıza İdlib çıkıyor. Eğer burada çatışmasızlık uzlaşısı bozulursa, rejim saldırır Rusya ve İran da çeşitli bahanelerle rejimi durdurmayıp, garantörlük sorumluluklarını yerine getirmezlerse Türkiye bundan sonraki süreçte farklı adımlar atabilir. Çünkü Başkan Erdoğan böyle bir olasılık halinde süreci revize edebilecekleri uyarısını yaptı.

TÜRK ASKERİ SÜRİYE’DE KALACAK

Yine Tahran zirvesinden alınan bir diğer mesaja göre Suriye krizi sona erene kadar Türk askeri bölgede kalmaya devam edecek. Başkan Erdoğan bunu vurguladı. Çünkü Suriye Türkiye’nin yangın tamamen sönmeden bırakıp, dönebileceği bir yer değil.

TAHRAN’DA PKK’YA DA MESAJ VERİLDİ

PKK’nın olası İdlib saldırılarında rejimle birlikte hareket edeceği ihtimali var. Türkiye PKK’nın Fırat’ın doğusunda ve genel anlamda Suriye’deki yapılanmasına yönelik duruşunu Tahran’da bir kez daha gösterdi.

ABD’YE “SURİYE’DEN ELİNİ ÇEK” MESAJI

Daha önce Halep krizinin çözümünde olduğu gibi İdlib krizinin çözümü için de ABD masaya davet edilmedi. Üstelik Tahran zirvesinde Suriye krizinin çözümü için Amerika’ya “Suriye’den elini çek” mesajı da açık şekilde iletildi.