“Anne ne olur affet bizi, geç geldik”

tarafından
834
“Anne ne olur affet bizi, geç geldik”

CHP zihniyetinin sürgün ettiği Abdülhamit Han’ın eşi Şefika Sultan merhum Başbakan Adnan Menderes döneminde Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye geldiğinde Şefika Sultan’ı karşılayan Menderes, ‘Anne ne olur affet bizi, geç geldik’ sözleriyle mahcubiyetini ifade etti.

Osmanlı’nın yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından CHP zihniyeti haneden üyelerini yurt dışına sürgün etti. Haneden üyelerinin Türkiye’ye girişi yasaklanırken akıbetlerinin ne olduğunu sorgulamakta yasaklandı. Bu kapsamda Abdülhamit Han’ın eşi Şefika Sultan ve çocukları Fransa’ya sürgün edildi.

MENDERES’E KADAR KİMSE SORGULAMADI

1952 yılına kadar hiç kimse 7 asır dünyaya hükmeden haneden üyelerinin varlığını ve akıbetini sorgulamadı. Merhum Menderes Başbakanlığı döneminde bir NATO toplantısı için Fransa’ya gittiğinde Büyükelçiyi yanına çağırarak hanedan ailesinin durumunu sordu. Sonrasında olanlar şöyle gelişti;

Merhum Adnan Menderes, 1952 yılında NATO toplantısı için Fransa’ya gider.

Bir ara Paris (Fransa’daki Türk) Büyükelçisini yanına çağırarak;

– “Osmanoğulları ailesinin Paris’te yaşıyor olması gerek. Bunlar ne yer, ne içer, ne ile geçinir?” diye sorar.

Büyükelçinin hanedan hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gören Menderes, büyük bir hayıflanma içerisinde :

– “Sana 24 saat mühlet! Ya Osmanlı ailesinin adresi ile ya da istifanla gelirsin” der. Bir müddet sonra büyükelçi adresle gelir.

Hanedanın ziyaretine giden Menderes, gördükleri karşısında çılgına döner.

Devlet-i Âliye’nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamid Han’ın, 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları, Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların bulaşıklarını yıkamaktadırlar.

Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan’ın ellerine sarılır ve :

– “Anne ne olur affet bizi, geç geldik” der.

Ayşe sultan sürgünden otuz yıl sonra gördüğü bu vatan evladına :

– “Sen kimsin“? diye sorar. Menderes de :

– “Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım“ der.

– “Ben başbakanım” sözünü duyan koca sultan, sevinçten öyle bir çığlık atar ki, kalbi duracak gibi olur, bayılır.
Menderes Türkiye’ye döner dönmez, doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a çıkar.

– “Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların Türkiye’ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım“ der. Celal Bayar da :

– “Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle, silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye’de ihtilal yapar” der.
Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar.

Mektupta şunlar yazılıdır :

– “Analarının ve babalarının Fransa’da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim.

Adnan Menderes.”

Menderes’in istifadan vazgeçmesi için epeyce uğraşılır ve hanedan hanımlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla, Menderes istifadan vazgeçer.